24 Mayıs 2008 Cumartesi

Dağılmış durumdayım

Dağılmış durumdayım. Elif bir süredir tekbaşına bişeyler yapabileceğini bana ispat etmeye çalışıyor ve bende haliyle onun kuklası oldum. Annemler Çanakkale' de kayınvalidem Mardin' de haliyle Elif' e tek başıma bakmak zorundayım ve bu gerçekten inanılmaz zor. Biliyorum herkesin bebeği, çocuğu var ama doktorunu bile şaşkına çevirecek kadar hareketli bir kızı var mı bilmiyorum. Birde bunun üzerine temizlik konusunda bana yardımcı olan Esra' da hamile olunca her konuda yalnız kalmış durumdayım. Bahar geldi hatta nerdeyse yaz geldi ama ben daha hala bahar temizliği yapamadım. İçim içimi yiyor, bir an önce evimde temiz pak, gönül rahatlığıyla oturmak istiyorum ama ne zaman nasip olacak bilmiyorum.
Arada moralim fena bozuluyor sonra Allah' a şükür diyip toparlıyorum. Bugünler de geçecek biliyorum ama iştahı en azından eskisi kadar olsa, şu dişler çıkıp huzursuzluğu bitse.
Bugün içim çok dolu, anlatacak çok şey var ama anlatacak kimse yok. Hep en zor günlerimde yalnız oldum ve artık doldum haliyle. Şimdi bloglarda geziyorum annem, kayınvalidem diye yazılanları okudukça burnumun ucu sızlıyor. Ama söyliyim ben bu zorluları da tek başıma atlatacam. Bugüne kadar hiç kimseden yardım almadım bundan sonrada almayacam. Şöyle bir düşünüyorum sanırım hayat hep ilk çocuklar için daha zor oluyor, bende ilk çocuğum, Elif' de, ama benim kızım olduğu için içim rahat. Yeri gelir eli tornavida tutup bişeyleri tamir eder yeri gelir iğne iplik alıp söküğünü diker ama ne yapıp eder başının çaresine bakar. Hayatta elime alıp başaramadığım bişey olmadı ve sanırım bu da en büyük karım. Kendi başının çaresine bakabilmek.
Bu arada evde her gün bişey bozuluyor, dün bütün gün servislere bişeyler bıraktım durdum. Evin telsiz telefonu, cep telefonum, laptop. Evin telsizi ağır hasar almış sizlere ömür, cep telefonumdan henüz ses yok, Allah' tan laptop a fazla bişey olmamış birgünde toparlandı.
Kendimi, evimi toplıyım yine güzel güzel ciciler yapıp buraya resimlerini koyacam. (teselli mi, kendini avutma mı ne derseniz diyin)

16 Mayıs 2008 Cuma

Mevsim meyveleri

2 gündür dişleri yüzünden pek keyfi yok bu yüzden iştahıda yok. Yemek yemiyor ama salatalık, havuç ve meyveleri çok güzel kemiriyor.
Bu sabah ilk kez kahvaltıdan sonra eline kayısı verdim. Kayısıdan bir ısırık bir emzik derken baya baya yedi.

Dünde eriğin tadına bakmıştı ilk kez. Sanırım eriğin renğini ve tadını daha çok sevmişti. Keşke o anında fotoğraflarını çekseymişim.



10 Mayıs 2008 Cumartesi

Anneler günüm

Anneliği yaşarken ve bişeylere yetişmek için koştururken anne olduğumu yada anne olmanın nasıl bişey olduğunu düşünmeye bile zamanım olmuyor ama işte bugün anneler günü ve bende artık bir anneyim...

Hani derler ya annelerin hakkı ödenmez diye, benim bütün hakkım helal minicik kızıma. Sanmasın ki annesine bir yük.

Elbette sorumluluğu, zorluğu var ama yaşattığı mutluluk hepsinden çoook. O olmasa bir yanım yarım kalırmış şimdi çok daha iyi anlıyorum. Allah acısını ve yokluğunu göstermesin (hiçbir anneye).

Allah' a binlerce kere şükürler olsun ki beni annelik tacıyla taçlandırdı. Kendi adıma en güzel anneler günü hediyesini aldığımı düşünüyorum.

Ve kızının annesi olmaya layık gördüğü için eşime ve yaşattığı mutluluk için minik kızıma teşekkür ediyorum. Bana bu özel günü armağan eden sizsiniz.

İkinizin mutluluğu mutluluğum, varlığı zenginliğim. İyi ki varsınız, sizi çok seviyorum ...