31 Ekim 2007 Çarşamba

O şarkı olmasa...

mutluyum, eşimi, kızımı, evimi çok seviyorum ama yine de an geliyor uzaklara gitmek istiyor bir yanım. Ahhhh özgür ruhum, yok artık huzur vermez uzaklar sana iki adım atsan özler bir yanın ardında bıraktıklarını. Nasıl nefes alırsın kızın olmadan, nasıl yaşarsın sevdiğin olmadan. Hayat bir dakika müsade ben hava almaya gidiyorum diyemiyorum, diyemeyeceğim biliyorum. Bu duyguyu yaşatan o şarkı olmasa yazamazdım bu satırları, kendime itiraf bile edemezdim...

30 Ekim 2007 Salı

Geçen hafta


Bir hafta olmuş yazmayalı, geçen hafta eşim Mardin' e kardeşinin düğünü için gitti, annem ve kız kardeşim de beni ve Elif' i yalnız bırakmadılar sağ olsunlar. Üç kuşak birlikte gezdik, güldük, hoş vakit geçirdik. Dün akşam eşim döndü, bugün de annemler evlerine döndü, haliyle bir yanımız buruk kaldık. Şimdi ev nasıl sessiz ve boş. Ne zor gidenin ardında kalmak, önce eşim gidince bir süre toparlanamamıştım, şimdi de onların yokluğu. ( acaba üzdük mü onları?) Onlar olmasa, gezip tozmasak hala gözüm kapıda bekliyor olurdum. Şimdi akşam olsada annemin kardeşimin çıkıp gittiği o kapıdan eşim gelse diye bekliyorum.
Bu arada Elif' de ufak çaplı değişimler var. Minik meleğim bir ara geliyor bir huysuzlaşıyor bir huysuzlaşıyor o öyle huysuzlaşınca annemler de kaçacak delik aradılar. Galiba Elif benimle yalnız kalmaya çok alıştı. İnşallah huy edinmeden üzerinden atar. Birde annem benim 1 saatlik alışveriş kaçamağımda Elif' i emziğe alıştırmış, eve bir geldim Elif' in ağzında emzik cuk cuk emiyor. Hem iyi oldu hemde... korkuyorum. Elif doğmadan önce araştırmaya başlamıştım acaba vermeli mi , vermemeli mi? diye. Elif' i en az 1 sene emzirmek istiyorum acaba emzik etkiler mi hala kesin bir bilgi bulamadım. (Verilebilir çünkü bebek parmak emme gibi olumsuz davranışları kazanmaz, emzik yaşı bittiğinde rahat edilir, verilmemeli çünkü anne sütü alım süresini azaltabiliyor, bunlar ilk aklıma gelen bilgiler şimdi gelde karar ver.) Hafta sonu doktora gidecez (inş...) o zaman birde doktorumuzun fikrini alacam. Bu zamana kadar sorma gereği duymamıştım çünkü vermiyordum. Şimdi hafta sonuna kadar idare edecez.

22 Ekim 2007 Pazartesi

26 Kasım 2007 de Elif' in varlığını bile henüz öğrenmemişken onun için yazdığım bir mektubu buldum geçenlerde (ilk doktor kontrolüm 11 Aralık 2007 ve daha 4 haftalıktı). "Biliyorum benimlesin, kim ne derse desin işte hissediyorum, ordasın" diyorum. Bu kadar emin olmama rağmen eşime bile hiç bahsetmemiştim bundan aksi bir durumda onu üzmek istemiyordum . 7 aylık evliydik ve 2-3 ay öncesine kadar bebeğimiz olmasını bile düşünmemiştik ama ne olduysa bir anda ikimizde birbirimize çok istediğimiz bişeyi itiraf edermişcesine bebeğimiz olsun dedik. Elif gerçekten özlenen, yolu dört gözle beklenen bir bebek oldu. Dilerim Allah herkese bu güzel duyguyu yaşatsın çünkü bu dünyadaki en büyük mucize bu. Bir bebeğin ay ay nasıl büyüdüğünü izlemek sonra onu kucağına almak. Ultrasondan çekilen videoları izledikçe bunu daha iyi hissediyorum.


Bir mecikmek tanesi kadarken ne kadar hızla büyüdü. Şimdi gözümün önünde hergün biraz daha hızlı büyüyor. Hergün yeni bir şeyi keşfediyor hayata dair. Kendi dilince bize kendi dünyasından bişeyler anlatıyor. Korkuyorum onun bu kadar hızla keşfettiği bir dünyada ona yetemekten, bu en verimli dönemi kaçırmaktan.


Aldığımız tekmele ve oyna halısı cumartesi günü geldi. Elif' i içine koyduğumda bir süre çevresine bakındı sonra ben içindekileri ona anlatmaya başladım, bir süre de konuşarak oynadık sonra gözlerimi dolduran o muhteşem şey oldu. Elif çevresini inceleyen gözlerle bişeyler anlatmaya başladı, küçük küçük ama uzun uzun muhabbet etti oyuncaklarıyla. Kendime iyi ki almışım dedim, üstelik tam vaktinde. Akşam eşim geldiğin de o da hayret etti "baya baya anlatıyor" dedi. ( Bizi ne çok mutlu ettin Elif )


Elif' in üzerinde olumlu etkisinin olduğunu düşündüğüm bir diğer şeyde Burçin Büke' nin bebekler için hazırladığı Mozart' ın seçmelerinden oluşan albüm. Hamileliğimde ara ara dinlediğim bu albümü şimdi Elif oynarken çalıyorum. Bu arada oyun halısınında 10 dklık bir mozart müziği var.

*********************************************************************************************************************************************************************

Anne olmanın ne demek olduğunu bilselerdi...

Onlarca annenin yavrusunun vatan uğruna şehit olduğu şu günlerde dedim ki kendi kendime bu savaşları çıkaranlar bu canlara kıyanlar anne olmanın ne demek olduğunu bir bilselerdi. Ne silah olurdu, ne savaş olurdu dünyada. Kolay değil anne olmak, canından, kanından bir cana hayat vermek. Acı çekmek, uykusuz kalmak ve sonra bir gülücükle unutmak çeklilen tüm sıkıntıları. Yine de suç bizde annelerde. Almayın işte çocuklarınıza silah, onların içlerine sevgi koyun. Dini, dili ne diye bakmadan sevmeyi öğretin. Ayrımcılık kime ne kazandırdı ki, bizden sonrakilere kazandırsın. Savaşları anneler bitirir unutmayın.

*********************************************************************************************************************************************************************

20 Ekim 2007 Cumartesi

Tv proğramı önerisi

Geçen gün tv de rastladığım bir programdan bahsetmiştim. (Anne Olunca Anladım.) Dün aynı proğrama bir kez daha rastlayınca sizlerle de paylaşayım istedim. Proğramda her gün çocuk gelişimiyle ilgili konularda bir uzman görüşüne yer veriliyor. Proğram Tv8' de hafta içi hergün saat:14:30 da proğramın bir de web sitesi var. www.anneoluncaanladim.com faydalı bilgiler ve görüntülü röportajlar var. Arada bir izlemek ve bakmak lazım.
Bu arada gelecek yorumları bekleyemeden siparişi verdim, öyle yada böyle işe yarayacağını umuyorum. Test ettikten sonra görüşlerimi paylaşırım.

19 Ekim 2007 Cuma

Ne dersiniz?

Bir konuda fikrinizi almak istiyorum, Elif' e tekmeleme ve oyna jimnastik halısı almayı düşünüyorum. Bir yandan da ne kadar kullanışlı olacağını, Elif' in sevip sevmeyeceğini düşünüyorum. Elif doğmadan önce bir heves aldığım ama şimdilerde pek de kullanışlı bulmadığım şeylere bir tane daha eklensin istemiyorum. Beğendiğim jimnastik halısı burda. Benzer bir halı alan,memnun kalmayan var mı aranızda?
Aslında dün tamda ne yapayım diye düşünürken tv' de "Anne olunca anladım" adlı bir proğrama rastladım. Proğram konusu çocuklar ve oyuncaklardı. Denk geldi, Bu dönem için ilgisini çekecek tüm oyuncaklar halının üstünde mevcut ama bebeğin dar bir alanda sıkılma ihtimali beni düşündürüyor. Acaba halı yerine sadece oyuncak mı almalı yoksa halıyı alıp güvenliğinden emin bir şekilde onu bırakıp biraz rahat mı etmeli. En iyisini tabiki tecrübeli anneler bilir dedim ve size sordum. Ne dersiniz?

18 Ekim 2007 Perşembe


Sonunda kanaviçemi bitirmek üzereyim ama daha yapmam gereken 5 parça var. Haftanın günlerine göre çeşitli ev işlerinin yapıldığı bir çalışma bu. Bittiğinde bunlardan oluşan cepli bir askı yapmayı düşünüyorum ama bu karınca hızıyla ne kadar zamanda biter onu bilmiyorum. Aslında buna da şükretmek lazım ya kızım huysuz olsaydı bu kadarını bile yapamasaydım. Ben yine önce Maşallah diyim sonrada halime şükredeyim.

Elif' in dönencesine nasıl adaptör taktığımıza gelince; babam pil bölümüne önce bir kablo bağlantısı yapmış (sanırım leyim mak. falan gerekiyor) sonra da Adaptörün kablosuyla bu kabloyu birbirine bağlamış. Son olarak adaptörün voltajınıda dönencemizi çalıştırcak ayara getirdik (7.5 volt) yeterli geldi. Yalnız bu işin elektrik konusunda profesyonel olmayan biri için zor ve tehlikeli olabileceğini düşünüyorum, onun için işi ustasına bırakın derim. Birde kullanırken kablonun bebeğinizin dokunamayacağı bir şekilde yerleştirin.

Bebeklerdeki pişik için bir önerim olacak. Elif' in doktoru hastane çıkşında bir reçete vermişti bunları bunları kullanın diye, o reçetede pişik kremi olarakda A+D pişik önleyici krem vardı. Uzun bir süre bu kremi kullandım ama yinede Elif' in pişiği oldu. Doktorumuzu aradım ne yapabileceğimi öğrenmek için, amacım fazla yayılmadan önüne geçebilmekti. Bu kezde A+D nin pişik kremini kullanmamı tavsiye etti. 1 hafta sonunda pekte etkili olmadığını gördüm ve farklı krem arayışlarına girdim. Krem araken daha doğal bir çözüm buldum Zeytinyağı, sürdükten 1 gün sonra iyileşmeye başladı. Hala zeytinyağı kullanıyorum ve gerçekten oldukça memnunum. Tavsiyem şudur ki en güzeli, en doğalı. Elif doğmadan önce aldığım chicco' nun pişik kremi ve A+D leri sadece çantamda taşıyorum ve dışarda olduğumuzda idareten sürüyorum.

NOT//Annanemin' de zeytinyağının içine sarı kantoron otu koyarak, dinlendirmesi geldi. Bu yağın yaraların çabuk iyileşmesini sağladığını söylerdi.

16 Ekim 2007 Salı

Dönencemiz


Dönencemizi çok seviyoruz. Işıklı oluşu, uzaktan kumandalı oluşu süper tek dezavantajı pilli olmasıydı şimdi onada çözüm bulduk. Elif' in dedesi bir adaptör taktı ve artık pil derdimiz bitti. Pillerin çabuk bitmesi bir yana artık Elif' in gece keyfi yarım kalmayacak . Benzer dönencesi olanlara tavsiye ederim. Babacım sana da çok teşekkür ederim, ellerine sağlık...

11 Ekim 2007 Perşembe

Aşı, önemli bir mevzu !


Bende tüm anneler gibi yapacaklarımı, yazacaklarımı unutmaya başladım. Ordan oraya koşturmaktan yada tüm işler bitiğin de beninde tükenmiş olmam sebebiyle, ama alıştım kafaya da takmıyorum herşey olduğu kadar diyip geçiyorum. Daha önce sağlık ocağından aradıklarından bahsetmiştim. Birkaç blogda da aşılar için sağlık ocağına giden aileleri okuyunca bizde bir gidip bakalım duruma göre karar veririz diye düşündüm sonuçta hastaneden daha yakın sağlık ocağı. Bir yandan da işi bayram öncesi garantiye almak için kendi doktorumuzdan bugün için randevu aldım. Aşıların zamanını geçirmeye çok dikkat ediyorum, hatta gereğinden fazla titizleniyorum. Elif 13 Ağustos' da doğmuştu yani tam 2 aylık olduğunda bayram tatili için şehir dışına çıkma ihtimalimiz var. Bende aman ne olur ne olmaz diyerek yola çıkmadan yaptırayım dedim. Karşılaştığımız ilk problem sağlık ocağının 2. katta olması bebekli bir anne için oldukça sıkıcı bir durum ( bir yandan da bir sağlık ocağının 2. katta olmasının ne derece doğru olduğunu düşündüm) ikinci problem ilkinden daha önemli bir hususta bebek aşı odasının çeşitli hastalıklara bakan muayenehanelerle aynı katta olması böyle bir durumda bebeğimi orda daha fazla tutamazdım hemen çıktık. Sonra biraz daha uzakta başka bir sağlık ocağına gittik ( o da 2. katta) orası biraz daha düzenliydi. Aşı için dolu dolu 2 aylık olması lazımmış dolayısıyla aşımızı olmadık. Topuk kanının 2. si alınması lazımmış onu aldırdık ama bir daha sağlık ocağına gitmem sanırım yada daha iyi bir sağlık ocağı bulmalı. Verem aşısından sonra ateşi falan çıkarsa diye ateş ölçer aldık dün, evdekinin dilinden ben anlamadım onun için dijital aldım. Hoş doktorlar klasik ateş ölçerin en iyisi olduğunu söylüyor birde bunu deneyelim sonuçları yazarım. Bu arada aşıyı yaptırmadan önce internetten biraz daha araştırayım diyorum, bakalım sonra nelere dikkat etmemiz gerekecek.

7 Ekim 2007 Pazar

Gezdim, gördüm, yoruldum, uyudum.




Minik meleğim için bu hafta sonu bayramlık alışverişine çıktık. Aklımda ona güzel bir spor ayakkabı da almak vardı ne yazık ki olmadı. Sonunda hepimiz yorgun argın eve döndük. Hafta içi doktor kontrolü için çıktığımızda bakarım diyordum ama yine bir bomba patlamış, eskiden olsa korkmazdım, olacağın önüne geçilmez derdim ama insan anne olunca tedbirli olmaya başlıyormuş. Dün gece yatmadan önce bir karar aldım bundan sonra dışarda daha az vakit geçirecem.
Bu arada hamilelikte aldığım kiloları vermek için yavaş yavaş spora ve diyete başlayacam. (bugün moralim çooooook bozuldu) Diyet diyince aklıma nedense Magnum' un çikolatası geldi. Geçen akşam eşim eve gelirken almış, yok böyle bişey insanın kalbini yumuşatıyor sanki. Diyet falan gibi derdi olmayan varsa denesin derim yoksa hiç bulaşmasın.

5 Ekim 2007 Cuma

Allah' ım nazarlardan korusun seni !




Dün minik prensesimle Çamlıca' ya teyzeme gittik. Başta zor olur,Elif memnun olmaz keyfi kaçar diye baya bir tereddüt ettim ama Allah' tan ne benim için ne de Elif için can sıkıcı bişey olmadı. Günümüz güzel geçti. Elif doğmadan önce en azından ilk 6 ay zorda kalmadıkça pek dışarı çıkmam diye düşünürken şimdi her yere onunla gider oldum. Sanırım böylesi her ikimiz içinde en iyisi onu birisine emanet edip onu mahsun bırakacağıma yada hep evde oturup kendimi bunalıma sokacağıma ikimiz birden mutlu mesut geziyoruz.

Bebek arabasının henüz Elif' den ağır olması sebebiyle olsa gerek onun yerine sling daha rahatıma geliyor, hem Elif' de onunla çok mutlu. Kalp seslerimi duyduğundan mı bilmem en rahat orda uykuya dalıyor minik meleğim.

Ev işlerine, gezmeğe, alışverişe zaman bulabiliyoruz da ben artık kanaviçe yapamaz oldum. Yaptığım bazı işler yarım kaldı en çok onlara üzülüyorum. Yavaş yavaş zaman bulabilsemde onları tamamlasam keşke. Bir yanım özledi yeni bişeyler yapıp karşısına geçip izlemeyi bir yanımsa Elif' i izlemekten zaten adam gibi bişey yapamıyorsun diyor. Bakalım bu yarım kalan işler ne zaman hayat bulacak. Zaten bir çoğunun işlemesi bitti sadece ürün haline dönüşmesi kaldı. Belki annem de bir ara yardım ederde yaparız .
Bu arada biraz önce anneme Elif' in fotoğraflarını yollarken bir anda içim burkuldu. Anne olmak bebeğinden ayrı kalmak nasıl bir duyguysa annane olup torunundan uzak olmakta aynen öyle bir duyguymuş hissetim. Canım annem nasılda seviyorsun torununu. Torunlar çok sevilirmiş, galiba doğru annane, dede Elif için bitiyorlar. Elif bir büyüsün görün bakın size ne cilveler yapacak.

3 Ekim 2007 Çarşamba

2 Ekim 2007 Salı

Bugün canım hiç birşey yapmak istemiyor, ne ütü ne yemek hiçbirşey. Sadece kızımı doya doya öpmek ona sımsıkı sarılmak istiyorum. Hep uyusun diye bekleyip sonrada o uyunca birden özleyip uyansın diye beklediğim çok olurdu ama bugün bir başka işte. O uyusun, uyansın ben hep onu seyredeyim ona dokunayım istiyorum. Arada bir kalkıyorum başka bişeyle ilgineyim diyorum olmuyor.
Biraz öncede Nilüfer' in anneyiz.biz için yazdığı yazıyı okudum bir yandan kendi kardeşimi düşündüm bir yandan Elif' i o da bir gün abla olacak. Ben ne yaşadımsa ne hissettimse o da birgün öyle hissedecek yeri gelecek kardeşinin bir damla göz yaşı için canını vermek isteyecek yeri gelecek bir kaşık suda onu boğmak isteyecek yinede hep kardeşlerini çok sevecek, bu sevgiyi içinden atamayacak. Çünkü abla olmak böyle bişey işte.
Ben yine kızımın yanına gidiyorum...