Lilypie Third Birthday tickers
Lilypie
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2008 Cumartesi

Baby Sling ve Cevdet Eldemir


Sling ile ilgili yazmak istiyordum ama bir türlü vakit olmadı, aslında vakit olmadı demek de yanlış çünkü yaptığım işlerin fotoğraflarını koydukça " yapma Seda, kendini kandırma" diyorum. Biliyorum resmen tembellik bu herşeye vakit ayırıyorum da bir bloguma mı?
Herneyse slingimi hala kullanıyorum ve çooook memnunum. Hayatımı öyle çok kolaylaştırıyor ki... Özellikle acil yapmam gereken market alışverişlerinde poşetlerimi, bebek arabasını mı taşıyacağımı bilemediğim zamanlarda ve kısa mesafe yürüyüşlerinde.
Bazen anneler görüyorum sokakta kucaklarında bir bebek birde ellerinde tutmak zorunda oldukları küçük çocukları, ne büyük zorluk hatta işkence. İçimden bir ses git yanına anlat, göster, tarif et diyor. Tabi bana ne oluyorsa. (İşte birde böyle bir yanım var, herkese yardımcı olmaya çalışmak gibi.)
Keşke biri çıksa tv' de gösterse....Derya Baykal' ın proğramında mesela. Geçenlerde izlediğimde denk mi geldi yoksa genelde mi annelerin hayatını kolaylaştıracak fikirlerde veriyorlar bilmiyorum. Fikir; bebek yıkama önlüğü, yıkarken hem annenin üstü ıslanmıyor hemde yıkama sonrasında bir ucundan tutulduğunda bebek bornozu oluyor. Fikir güzelll... ama benim gibi temiz olmaz kaygısı taşıyanlara uymaz. Ben bebek küvetini bile kullanamadım (içime sinmedi) ki en güzelini aldığım halde. Ne oldu, banyo süsü oldu :))


Yine mevzuyu dağıttım. Slingimi çok sık kullandığım için ve arada giydiğim bazı kıyafetlerede uymuyor diye annemlere gittiğimde yine Çanakkale' deki Aynalı Çarşı' dan Cevdet Eldemir' in ipekli kutnularından bir tane aldım. İkincisini aldığım için de pazarlık yapayım dedim, girişi de " bak bu ikincisi" diye yapınca adam sordu " kızım sen bunlarla ne yapıyosun ki? "... (bu arada pazarlıkta hiç başarılı değilimdir, bu kezde olmadı.)
Eminim ki bu kumaşlar bu amaç için üretilmiş kumaşlar değillerdir, ama günümüzde kim ne için kullanabilir ki ?
Açıkçası ben üzülüyorum böyle güzelliklerin yok olup gitmesine, unutulmasına. Sentetik bir dünyada yaşıyoruz ve hızlı üretip, çabuk tüketiyoruz bari eskilerin kıymetini bilelim de onları değerlendirme yolları bulalım, yoksa herşey gibi bu güzel kumaşı da yakında müzelerde göreceğiz.
Kutnuları değerlendirmenin bence en iyi yolu sling olayı. Yazının sonunda belki bu kumaşlardan almak isteyen olur diye adres ve telefon numaralarını vereceğim ama ondan önce kutnu kumaşı ile ilgili birkaç şey paylaşmak istiyorum. Ben bu bilgileri çok önce Mardin sevdam yüzünden aldığım Güneydoğu Anadolu gezi rehberimde buldum ve derledim. ( Tembellik yapmazsam bir ara Mardin sevdamdan ve nasıl Mardinli olduğumdan bahsederim. )


Padişahın gözdesi kutnu kumaş...
Gök kuşağını renklerinin hakim olduğu, tezgah dokuması, işlemeli, parlak kumaşın adı Kutnu. 16 y.y itibaren Gaziantep' de dokunan kutnu kumaş padişahların ve alımlı giyinmek isteyen pek çok kişinin tercihi olmuş hatta öyle ki Avrupa ve Amerika' ya kadar ulaşmış haklı bir ünü varmış. Bir dönem İngilizlere istedikleri miktarda gönderilemeyince, kendi tezgahlarını kurup, dokumak istemişler ama boşa kürek çekmişler.
Günümüzde, Gaziantep' de bu kumaşı el tezgahında dokuyan tek isim Cevdet Eldemir. 6 yaşında bir ustanın yanına çırak olarak giren, uzun yıllar bu kumaşı dokuyan Cevdet Bey, aynı işin işletmeciliğini 35 yıldan fazla zamandır yapıyor. ( Kitap yayınlandığında 71 yaşındaymış)
Üretimi Gaziantep' e bağlı Arıl ve İbrahimli köylerindeki 60 tezgahta yapılan kutnu kumaşı dokumak nerdeyse iğneyle kuyu kazmak kadar zor. Önce bobinler halinde olan ip "devere" adı verilen dolaplarda çile haline getiriliyor ve kutnuculuğun en zor tarafı çilelerin boyanma faslı. İpler 100 derecelik kazanlarda kök boyayı emene kadar bekletiliyor. Kazandan çıkarılıp, sıkılan iplikler kuruduktan sonra dokuma sonrasında kopmaması için "mezekçi" denen kişilere gönderilerek düzeltiriliyor. Desenlerine göre taraklara geçirilen ipler artık dokumaya hazır oluyor.
Eskiden kumaşın tamamı ipekken günümüzde çözgüsü ipek, atkısı pamuk ipliği oldu. Böylesine zorlukla dokunan kutnunun eni 50 ila 60 cm arasında değişiyor ve çözgü sayılarına göre değişik isimler veriliyor.
Motorlu tezgah işi kutnu İstanbul' da Kapalıçarşı' da bulunabilir ama illa el tezgahında dokunan diyorsanız bu işte tek isim Cevdet Eldemir.
Adr: Bakır Han Kat:2 No:108 Gaziantep Tel: (0 342) 231 53 71

Baby slingi nasıl bağlayacağınızı gösteren videoları burdan izleyebilirsiniz.

14 Kasım 2007 Çarşamba

Haftasonu

Elif' in gelişimiyle ilgili bana kaynak olabilecek bir kitap arayışı içindeydim uzun zamandır. Sonunda buldum ( Akıllı Bebekler Akademisi ) ama ne yazık ki biraz geç kalmışım, şimdi zararın neresinden dönsek kardır diyerek okuyorum ve istedim ki bunu sizlerde de paylaşayım. (Özellikle bebek bekleyen anneler öncelikli olarak okusun.) Hamilelikte nedense ilk aldığımız ve ilk okuduğumuz kitap "Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler" oluyor. Bebeğin fiziksel gelişimi ile ilgili meraklarımızı gideriyor, hamilelikte yaşayacaklarımıza dair bilgileri okuyoruz ancak bir bebeğin zihinsel gelişiminin aslında ne kadar önemli olduğunu gözardı ediyoruz. Belki herşeyin nedeni bir bebeğin zihinsel gelişimine yönelik çalışmalara anne karnında başlanması gerektiğini şimdiye kadar kimsenin bize söylememiş olmasıdır. Herneyse çok idealı olmak istemiyorum, daha kitabın başındayım ama okuduklarımdan anladığım bebeğin anne karnından başlayarak 3 yaşına kadar olan sürecin doğru değerlendirildiği takdirde, hayatının temeli oluşturacak bilgileri alabileceği hatta çok erken yaşlarda okumayı öğrenebileceği, en az bir yabancı dili ana dili gibi konuşabileceğinin mümkün olduğu. Kitap izlenmesi gereken proğramaları ve profesyonel anne baba olmak konusunda çok güzel fikirler içeriyor.
Kitaptan küçük bir not:
"Ana rahminde döllenmiş yumurta hücresinin gözle görülebilir bir baş kısmı olmasına rağmen, 9 ay 10 gün sonunda doğan bebeğin baş çevresi ortalama 35 cm' dir. 21 ay sonra yaklaşık 15 cm' lik bir büyüme ile baş çapı 50 cm' ye ulaşır. 219 ay sonra yani yaklaşık 19 yaşında 5 cm' lik bir artışla 55 cm' ye ulaşır." (Bu bilginin verilmesindeki amaç beynin en çok erken bebeklik döneminde geliştiğinin ispatı.)
Elif' le ilgili en büyük korkum; onu hayata nasıl hazırlayacağımı tam olarak bil(e)mediğim için geri dönüşü olmayan hatalar yapmaktı eğer bu kitap sayesinde işin bir ucundan başlayabilirsem içim bir nebze dahi olsa rahat edecek. Kitabı okudukça ara ara kitaptan bahsederim.


Haftasonu ise Elif' i Einstein sergisine götürdük, hava soğuk dışarda gezilmez, alışveriş merkezlerinde de kalabalıkta vakit geçirmeye değmez dedik ve soluğu Maslak' ta yeni açılan Otomotion' da aldık. İyi yapmışız ilk girdiğimizde Elif uyuyordu bizde bu arada girişteki arabaları inceledik derken Elif uyandı. Elif' i slingine koyup başladık sergiyi gezmeye, Elif sergi süresince etrafını meraklı gözlerle inceledi hatta Einstein' nın zamanın göreceliği ile ilgili kuramı üzerine hazırlanan sunuma takıldı kaldı. Onun küçük dünyasında ne ifade ediyordu bilmiyorum ama şimdiden böyle ortamlara girmesi en azından yabancılamaması benim için mutluluk verici. Hem bahsetmiş olduğum kitapla da örtüşen bir gezi oldu. Bundan sonra haftasonlarımızı bu tür aktivitelerle geçirme kararı aldık. Elif doğmadan önce zaten bir kaç sergiyi anne karnında gezme fırsatı bulmuştu şimdi sıra dünya gözüyle görmesinde. Mesela gelecek haftalarda proğramımızda 24 Kasımda S.S.M' inde başlayacak olan Abidin Dino sergisi var.
Eınsteın sergisi' ne dair bir kaç küçük not:
Sunumlar oldukça başarılı hazırlanmış üstelik fizik bölümünden mezun olmuş öğrencilerin canlı anlatımlarıyla daha bir anlaşılır kılınmış. Bir Workshop gibi, anlayamadıklarınıza dair sorular sora biliyorsunuz. Biz serginin 3. gününde ziyaret ettik acaba ilerleyen günlerde de bu heyecanla anlatabilecekler mi çok merak ettim.

Elif için hazırladığım oyuncaktan bahsetmiştim, aklıma gelen oyuncağı yapmaya başladım ama bundan sonrası için ne yapabilirim diye de bir yandan da düşünmeye devam ediyorum. mutlaka benim gibi çin malı oyuncakların ne kadar sağlıklı olup olmadığıyla ilgili kaygılar taşıyan anneler vardır ( Avrupa' nın en büyük oyuncak zincir mağazası bu sıralar oldukça büyük çaplı bir operasyonla binlerce oyuncağı piyasadan çekmeye başladı.) ve olacaktır işte tam da bu noktada sizlerin de neler yapabileceğimizle ilgili fikirlerini merak ediyorum. Amacım çocuklarımız için hem eğitici, öğretici yeni oyunlar ve oyuncaklar bulmak hemde onlara güzel hatıralar bırakmak. Gelin hepimiz bir oyun, bir oyuncak tasarlayalım ve bunları birbirimizle paylaşalım. Bugün ilk adımı ben atıyorum ve kanaviçeden işlediğim kitabın örneğini sizlerle paylaşıyorum. ( Ayrıca internetten bulduğum, beğendiğim bazı örnekleri de burda paylaşacağım bundan sonra.