10 Kasım 2007 Cumartesi

Bir kadın ne ister?

Böyle tatlı bir kızın annesi olmak...
Bazen bunalır insan uzaklara gitse geçecek gibi gelir herşey. Halbuki uzakta geçen günün ardından en çok özlenilen yine ev olur. Sıcaklığı, kokusu, rahatlığı hiçbir yerde yoktur çünkü. Bir süre sonra ayağınıza gelen ikramlar ve de hiçbir iş yapmak zorunda olmayışınız bile keyif vermez, keşke evimde olsaydım bir çay yapsaydım, kendi bardağımda, kendi koltuğumda oturup etraf ne der demeden sevgilimin omzuna yaslanıp bir yudum alsaydım dersiniz, hatta evimde olsaydım da süpürseydim, silseydime kadar bile gider bu iç geçirmeler. İnsanın kendi evinin işini gönül rahatlığıyla yapması bile lükstür bazen ve işte bazen insan tüm bunların değerini unutup uzaklara gitmek istiyorum der. Dedim çünkü biliyorum ama sonrasında yaşayacaklarımı da bildiğim için uzaklara gitmek, evimden ayrı kalmak istemiyorum. Sıkıldım, bunaldım ama geçecek, biliyorum.
Eskiden (eşimi tanımadan önce) canım sıkıldıkça hatta sıkılıp sıkılıp yer değiştirdikçe düşünürdüm nerde olmak, ne yapmak beni gerçekten mutlu ederdi diye. İşte bugün tam o gün olmak istediğim yerdeyim (çok şükür) evimde, eşimin ve kızımın yanındayım.
Tam da bunları düşünürken kendi kendime Bir kadın gerçekte ne ister ? sorusu takıldı kafama. Acaba bir ben miyim böyle yoksa her kadın içinde hep aynı özlemimi yaşar? Bence bir kadını en çok mutlu edecek şey sıcacık bir yuva, sevgi dolu, anlayışılı bir eş ve mutluluğu pekiştircek çocuklardır.
Bir kere biz kadınlar anne olmak için proğramlanmışsız, bunu anne olunca çok daha iyi anladım. Desem ki şimdi size ben hayatımın anlamını bir bebeğin gözlerinde buldum size şaka gibi gelir ama gerçek. O küçücük gözlerini gözlerime kilitlediğinde, kalabalığın içinde bile beni seçtiğinde yada sadece sesimi duyup çevresinde beni aradığında onun küçücük dünyasında ne kadar önemli olduğumu hissediyorum ve o dakika dünya gözümden siliniyor; diyorum ki ne kariyer, ne para hiçbiri bu duygunun yerini tutamaz. Ne büyük bir mucizesin, ne büyük bir lütufsun. Benim içime annelik duygusunu veren senin içine anne sevgisini vermiş ve bizi birbirimize sımsıkı bağlamış.
Birgün o da anne olacak, benim geçtiğim bu yoldan o da geçecek ve şimdi ben ona nasıl örnek olursam o da benim gibi bir anne olmak isteyecek. Çünkü bende annem gibi bir anne olmak istiyorum. Hayatını, ömrünü bana ve kardeşime adayan mutluluğun resmini bizim gülen yüzümüz olarak çizen annem gibi bir anne olmak için tüm çabam. Annemin yemekleri gibi lezzetli değil yaptığım hiçbir yemek yada onun kadar iyi beceremiyorum ev işlerini ama onun gibi hamarat, onun gibi marifetli olmak istiyorum. Bir kız annesini örnek alır siz ne derseniz diyin bu evin düzeninden tutunda akşam eşine yaptığı çay servisine kadar böyledir.Adına ev hanımlığı denilen ama aslında annelik olan meslek hiç kolay değilmiş şimdi anladım. Şimdi çevreme daha bir dikkatli bakıyorum kim ev hanımı kim anne diye. Ev hanımı çok ama anneyim diyecek anne az.
Annelik dedim durdum ya sanmasın ki erkekler bir kadın için dünya sadece çocuk doğurmak ve onu büyütmek demek. Bir kadın için dünya; bir erkeği hayatının merkezine koyup sırf onu mutlu etmek ve ona layık olabilmek için yaşaması demektir aslında. Bir kadının bir erkeği eş olarak seçmesi kendisini hak edecek kadar önemsemesindendir ve bir erkeğe eş olması ona layık olma çabasıdır ve bu çaba adına annelik denilen kutsal meslektir. Bugün anneysem bu benim için bir gururdur ve tüm çabam eşime layık olabilmek.

1 yorum:

Ceylin Naz dedi ki...

Annesi bu melek çok tatlı gerçekten! Allah nazarlardan saklasın. Sağlıkla büyütmak nasip etsin.

Benim yerime de öpün bir kerecik

Gülfer